Çin'in güneydoğusundaki Shuomen Gugang limanında gerçekleştirilen hafriyatlarda, Song Hanedanlığı periyoduna ilişkin bin yıllık kavun çekirdekleri gün yüzüne çıkarıldı.
Suya doymuş tortular içinde bozulmadan günümüze kadar ulaşan bu çekirdekler, Washington Üniversitesi araştırmacıları tarafından ayrıntılı bir genetik tahlile tabi tutuldu.
AFRİKA DEĞİL GÜNEY ASYA KÖKENLİ
Bilim dünyası uzun yıllar boyunca kavunların Afrika kökenli olduğunu varsaysa da, elde edilen yeni genetik ispatlar bu meyvelerin Asya'da ortaya çıktığını kanıtladı.
Araştırmacılar, Doğu Asya agrestis soyuna ilişkin olan bu eski kavunların Çin'e ulaşmadan evvel Güney Asya'da evrimleştiğini belirtiyor.

MODERN KAVUNLARDAN ÇOK FARKLI
İncelenen antik DNA dataları, 10. ila 13. yüzyıllar arasında yetiştirilen bu kavunların günümüzdeki tatlı çeşitlerden hem tat hem de görünüm olarak çok farklı olduğunu gösterdi.
Sarı kabuklu ve açık yeşil etli olan bu antik meyveler, yüksek şekerli tatlılar yerine daha çok zerzevat yahut yenilebilir tohum kaynağı olarak tüketiliyordu.
KÜLTÜREL VE ESTETİK BİR SEMBOL
İçerdiği çok sayıda çekirdek sebebiyle antik Çin'de doğurganlık ve refahın simgesi olan kavunlar, devrin sanatsal zevkleriyle de direkt irtibatlıydı.
Meyvenin açık yeşil etli renginin, Song Hanedanlığı periyodunda üretilen ünlü yeşim yeşili seladon porselenlerinin dizaynına ve sırlarına ilham kaynağı olduğu düşünülüyor.
Kaynak: {Haber Merkezi}

Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!