Kurtuluş Savaşı’nın en kritik evresi olarak görülen Sakarya Meydan Muharebesi öncesinde Yunan ordusu Ankara’ya taarruza geçmiş ve Polatlı’ya kadar ilerlemişti.
Yunan ordusu, Ankara’ya o kadar yaklaşmıştı ki top sesleri Ankara’daki 1. Meclis binasından duyuluyordu.
SAKARYA’NIN DOĞUSUNA ÇEKİLME
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nin akabinde Türk birlikleri, tekrar toparlanabilmek için Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilmişti.
Türk birlikleri Sakarya’nın doğusunda yaklaşık 100 kilometrelik cephe boyunca tekrar tertiplendi ve savunmaya hazırlandı.

YUNAN’IN HEDEFİ ANKARA
Yunan işgalciler, Türk ordusuna bitirici bir darbe vurup Ankara’ya ilerlemeyi hedefliyordu.
Sakarya Meydan Muharebesi, 23 Ağustos 1921 tarihinde Yunan işgalcilerin taarruza geçmesiyle Polatlı-Haymana çizgisinde başladı.
İşgalciler muharebenin birinci günlerinde Türk birliklerinin kanatlarına yüklendi.
Yunan kuvvetlerinin hedefi, Türk birliklerinin geri çekilme yollarını kesmekti.
“HATTI MÜDAFAA YOKTUR SATHI MÜDAFAA VARDIR”
Ancak Türk birlikleri, Mustafa Kemal Atatürk’ün Sakarya Meydan Muharebesi sırasında söylediği ünlü direktifi "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz.” kelamı doğrultusunda; sabit bir savunma çizgisine kapanmak yerine, atağa uğrayan bölgelere yeni birlikler göndererek cephenin farklı noktalarında müdafaaya devam etti.
Bu doğrultuda mevziisinden çekilmek zorunda kalan birlik tutunabildiği birinci noktada yine müdafaaya geçiyordu.
Yunan ordusunun açtığı her gedik diğer noktalardaki birliklerin kaydırılmasıyla güçlendirilerek cephe sınırının yarılmasına karşın Türk birliklerinin geri çekilmesi engellendi.

MUHAREBE ALANI GENİŞLEDİ
Yunan ordusu daima olarak yeni bir savunma mevziisiyle karşılaştı ve Ankara’ya hakikat ufak ilerlemeleri sırasında daima daha geniş bir alana yayılarak yıprandı.
Türk birliklerinin vakit zaman onlarca kilometrelik yürüyüşlerle savaşın kritik noktalarına sevk edilmesi sayesinde muharebe 100 kilometrelik geniş bir cephede sürdürüldü.
Türk ordusunun bu hareketli savunma stratejisi, Yunan ordusunun sayı ve silah avantajını kendileri açısından olumlu bir sonuca çevirmesini engelledi.
Ağustosun son günlerinde Yunan işgalciler Türk cephesi Haymana yönünde yararak Ankara’ya ulaşmaya çalıştı.
Ancak Türk askeri bu maksatlarını engelledi ve Yunan ordusu 6 Eylül'e kadar kesin sonuç alamadı.
TÜRK KARŞI TAARRUZU
Eylül ayının birinci günlerinde Yunan işgalcileri artık taarruz gücünü kaybetmeye başladı.
Türk ordusu ise savunma sırasında Yunan kuvvetlerini daima yıpratarak karşı taarruz için uygun koşulların oluşmasını bekledi.
İlk olarak 10 Eylül günü Türk ordusu karşı taarruza geçti ve Duatepe etrafında Yunan birliklerini geri çekilmeye zorladı.
Türk askerinin karşı taarruzu sonucu savunmaya geçmeye çalışan Yunan birlikleri başarısız oldu.
Muharebede 22 günün akabinde 13 Eylül 1921 günü Ankara’ya ulaşma niyetiyle yola çıkan Yunan işgalcileri Sakarya Nehri’nin batısına püskürtüldü.

TÜRK GERİ ÇEKİLMESİ SON BULDU
TBMM, Sakarya Meydan Muharebesi’nin Mustafa Kemal’e mareşal rütbesi ile Gazi unvanı verdi.
Sakarya Meydan Muharebesi, II. Viyana Kuşatması’ndan itibaren süren Türk geri çekilmesinin son bularak Türk askerinin savunma durumundan taarruz pozisyonuna geçmesi olarak kabul ediliyor.
“SUBAYLAR SAVAŞI”
Türk subay takımının en ön saflarda çarpışması ve ağır kayıplar vermesi sebebiyle Sakarya Meydan Muharebesi, “Subaylar Savaşı” olarak da de anılır.
Kaynak: {Haber Merkezi}

Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!